Genel

12. Yargı Paketi Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

2 dakika okuma

Yeni Yargı Paketi ile hukuk yargılamasında makul süre hedefini güçlendiren düzenlemelere, yasal faiz oranlarının artırılmasından ceza yargılamasında özellikle IBAN kiralama suçlarına ilişkin yeni ceza indirimi sistemine kadar birçok önemli değişiklik yürürlüğe girdi. Yazımızda, bu düzenlemelerin uygulamaya ve hak sahiplerine etkilerini kısaca değerlendiriyoruz.

Yeni yargı paketi öncelikli olarak ortaklığın giderilmesi davalarında, mülkiyeti yalnızca mirasçılara ait taşınmazlar bakımından satışa karar verilmesi hâlinde ilk artırmanın öncelikle mirasçılar arasında yapılması öngörülmüş; bu suretle ortaklığın satış yoluyla giderilmesine ilişkin ihalelerde mirasçıların korunması, satış sürecinin daha etkin yürütülmesi ve ihalelerin kötüye kullanılmasının önlenmesi amacıyla artırma usulü, teminat uygulaması ile ihale yükümlülüklerine aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımlar yeniden düzenlenmiştir.

Ardından hukuk yargılamalarında yapılan değişikliklere yönelik belirtmek gerekir ki, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması hedefi açısından başlangıç bakımından yerinde olduğu kanaatindeyim.

Özellikle yargılama sürecinde zorunlu olmakla birlikte uygulamada çoğu zaman gereksiz zaman kaybına neden olan usuli işlemlerin azaltılması ve duruşmalar arasındaki azami süre şeklindeki emredici bir norma bağlanması oldukça isabetlidir. Zira davaların gereksiz şekilde uzamasının önüne geçilebilmesi noktasında yoğun dosya yükü ile karşı karşıya olan hakimleri de düşünerek makul süre hedefi bakımından işbu kanun değişikliği başlangıç niteliğindedir. 

Bunun yanında, bedelsiz alacak davalarında zaman zaman davacı lehine oluşan ölçüsüz menfaat dengesinin davalı taraf bakımından daha hakkaniyetli bir noktaya taşınması da hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Günümüz dünyasında belirsiz kalmış herhangi bir alacak olması kabul edilemez; zira hukuk adli dengeyi sağlamayı amaçlamalı ve her zaman daha iyiye ulaşmanın peşinde olmalıdır.

Ayrıca oldukça geç kalındığı noktasında tartışma olmayan yasal faiz oranlarının artırılması da ekonomik gerçeklikle uyumlu ve yerinde bir düzenleme olmuştur. Alacaklının enflasyon karşısında korunabilmesi bakımından bu değişiklik önemli bir ihtiyacı ve yürütülen ortodoks politikanın sonucunu ortaya koymaktadır.

Ceza yargılamaları açısından ise özellikle son yıllarda “IBAN kiralama” vakaları nedeniyle oluşan kast ile netice arasındaki açık orantısızlık, sanık lehine bir dengeye oturtulmaya çalışılmıştır.

Böylelikle, önceki sistemde yalnızca zararın giderilmesine bağlı olarak uygulanan 1/2 oranındaki indirim, yeni düzenleme ile zarar giderilmese dahi uygulanabilir hâle getirilmiştir. Bununla birlikte, mağdurun zararının ayrıca giderilmesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel bulunmadığından, öncelikle 1/2 oranında indirilen ceza üzerinden etkin pişmanlık nedeniyle yeniden 1/2 oranında indirim yapılması gerekecektir.

Ancak bu değişikliğin bir diğer sonucu da dolandırıcılık mağdurları bakımından ortaya çıkmaktadır. Önceki sistemde failin mağdurun zararını gidermesi, cezada daha belirgin bir indirim sebebi oluştururken; yeni düzenleme bu teşvikin etkisini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu nedenle artık dolandırıcılık mağdurlarının, zararlarının soruşturma veya kovuşturma aşamasında giderileceği beklentisiyle hareket etmek yerine, haklarını en baştan daha dikkatli şekilde korumaları ve gerekli hukuki tedbirleri gecikmeksizin almaları büyük önem taşımaktadır.